TÜRKÜ HİKAYESİ
Gökçen Efe

Asıl adı Hüseyin‘dir. 1891 yılında Ödemiş’de doğdu. Kurtuluş Savaşı’a katkılarıyla tanınan efe. Ünlü efelerden Çakırcalı Mehmed Efe‘nin akrabası ve sağ koluydu.

Tire’de Gümce Dağı’nda birkaç yıl eşkiyalık yaptıktan sonra Mahmud Celal Bey’in (Bayar) aracılığıyla 1914'te bağışlandı. İzmir ve yöresinin Yunanlılarca işgali üzerine gönüllü olarak Kurtuluş savaşı’na katıldı. 57. Tümen Komutanı Miralay Şefik (Aker) Bey’in gözetiminde oluşturulan Kuvay-yı Milliye örgütlenmesi içinde yer aldı.

Haziran 1919'da, Yunan ileri harekatını durduran Köşk Cephesi‘nde savaştı. Fata ve Kemerdere’de baskınlar düzenledi ve Yunanlılara ağır kayıplar verdirdi. Ekim 1919'da Fata yöresinde Yunan toplu saldırısının geciktirilmesini sağladı. 13 Kasım 1919'da Fata yöresinde Yunan birlikleriyle şiddetli bir çatışmaya girdi.

Üç gün süren çatışmalardan sonra, siperine girmeyi başaran bir Yunan askerince 16 Kasım 1919'da süngülenerek öldürüldü. Ankara hükümeti daha sonra, savunurken öldüğü Fata bucağına onun anısına Gökçen adını verdi. Kurtuluş Savaşı’nın adı ilk duyulan direnişçilerinden olan Gökçen Efe, Halide Edip Adıvar’ın “Efe‘nin Yemini” adlı öyküsünün de kahramanıdır.

Ödemiş yöresinde adına Türküler yakılmıştır.

---------------+---------------

Ödemiş'in Ayasurt köyünden olan Gökçen Hüseyin Efe, 1307'de doğruyor ve 1919'da Kurtuluş savaşı'nda hayatını kaybediyor. Kurtuluş Savaş'ında Tire yöresinde Yunanlılara karşı önemli yararlıklar gösterdiği için yörede ünleniyor ve ölümünden sonra Cumhuriyet Hükümetince adı Fata köyüne veriliyor.

Daha önce bir süre Çakırcalı Mehmet Efe'ye kızanlık eden Gökçen Efe, Kurtuluş Savaşı yıllarında hemşerisi Halil Efe ile halkı örgütleyerek, çete kuvvetleri oluşturuyor. Başlangıçta, arkadaşlarıyla birlikte Demirci Mehmet Efe'ye katılıyor. Demirci Efe'den 100 dolayında silah alarak, arkadaşlarını silahlandırıyor. Tire köylerinden katılanlarla bu sayıyı daha da çoğaltarak mücadeleye başlıyorlar.

Yunan işgal kuvvetleri komutanı, Gökçen Efeyi dağdan inmeye razı etmek için çeşitli girişimlerde bulunuyorsa da başarılı olamıyor. Sözgelişi başka türlü ikna edemeyince, kellesini getirenlere para vaadediyor. Fakat o da sökmüyor.

Gökçen Efe arkadaşlarıyla birlikte Yunanlıların sınır karakollarıyla Fata köyündeki merkez karakoluna baskınlar düzenliyor. Fata karakolundaki baskın sırasında şiddetli çarpışmalar oluyor. Karakol ateşe veriliyor, içindeki cephanelik yüzünden karakol havaya uçuyor.

Gökçen Efe ve arkadaşları, bu baskından sonra yöredeki Yunanlılara göz açtırmıyorlar. Fakat bu arada Gökçen Efe ağır hastalanıyor. Buna rağmen çarpışmalara katılmaktan geri durmuyor. Hasta haliyle katıldığı çarpışmaların birinde hayatını kaybediyor (1919).

Daha sonra Cumhuriyet döneminde, Fata köyünün adı "Gökçen" olarak değiştiriliyor.

Arkadaşı Hacı Halil Efe, Gökçen Efe'yi şöyle tanımlıyor: "Gökçen Efe, Osmanlıya karşı zeybeklik yapmakla beraber, kanlı silahım yalnız düşmana çevirmiş kahraman bir Ödemiş delikanlısıdır."
Gökçen Efe'nin bir süre Çakırcalı'ya kızanlık ettiğini hatırlatan Fuat Edip Baksı, Efe ve eşkıyaların dağa çıkışını şu nedenlere bağlıyor:

1- İki tür "yolsuzluk". Birincisi, toplumsal yapıdaki "yolsuzluk"lar, ikinci maddi "yollar"ın yokluğu.
Baksı, bu "yolsuzluk"ların Anadolu köylülerini "ana ocağından ve yar kucağından" ayırıp dağlara sürüklediğini vurguluyor.

2- Eskiden "mukadder bir felaket" olarak görülen sonu belirsiz "askerlik" sorunu.

3- İstibdat hükümetinin haksızlıklarına uğrayanların çocuklarının hoşnutsuzlukları.

4- Devlet örgütünün aczinden yararlanıp zalimlerden öç almayı amaçlayanlar.

5- İşledikleri türlü suçlarından, cezalarından kurtulmak için efelik hayatına atılanlar.

Baksı, eşkıyalığı söyle tanımlıyor: "Kısaca eşkıyalık, Osmanlı idaresinin zorla yarattığı kanlı, bıçaklı bir belanın adıdır."



Bilgi Kaynak: Öyküleriyle Halk Türküleri - Hamdi Tanses
Türkü Kaynak: Avni Güler
Türkü Yöresi: Ödemiş-İzmir



Not : Bu sayfada hata varsa, lütfen bize bildiriniz. [ E-Posta ]
www.radyo09.com